Otomatik Portakal Film Analizi

Filmin başında 4 kişilik bir çete görürüz. Çetenin lideri ise Alex isminde bir gençtir. Bu çete hiç bir kurala ve oluşturulmuş düzene itaat etmez. Cinsellik, şiddet, güç ve otorite bu filmin temasını oluşturan öğelerdir.

Alex’in otoritesi arkadaşları tarafından sorgulanmaya başlayınca, şiddete başvurarak gruba karşı bir üstünlük kurmaya çalışır. Fakat suç işledikleri bir gün arkadaşları Alex’i ele verir ve hapsi boylar. Hapiste ise sıkı bir düzen ve yönetim söz konusudur. Kısa sürede dışarı çıkabilmek için iyi biri gibi davranmaya çalışır ve insanın içinde barındırdığı kötü duyguları köreltecek, kısa sürede hapisten çıkmasını sağlayacak bir deney programının kobayı olur. Bu deneyde cinsellik ve şiddet duygularının yanı sıra müzik duygusu da Alex’in elinden alınır. Aslında hükümetin uyguladığı bu program insanları tek bir kalıba sokarak belirledikleri stereo tipler yaratmaktır. Ardından hapisten çıkıp hayata dönen Alex, ailesinin yanına gider ve ailesi onu istemez. Sonrasında kendini ele veren 2 arkadaşıyla karşılaşan Alex onların iktidara hizmet eden polisler olduğunu görünce irkilir ve eski arkadaşları tarafından şiddete maruz kalır. Devam eden yolculukta karısına tecavüz ettikleri yazarın evine gelir ve yazar kendisini tanıyınca duyusal şiddete maruz bırakır ve artık hayata ayak uyduramayan Alex kendini camdan aşağıya atarak intihar eder. Hayatta kalan Alex elindeki tek seçenek olan iktidar ile işbirliği yapmak zorunda kalır.

Clockwork Orange , Korova Milk Bar

Filmin yapısını inceleyecek olursak bize gösterdiği temalar şiddet, cinsellik, iktidar, güç ve otoritedir. Film genel anlamda modernizmin getirdiği kült kavramların eleştirisidir. Tamamen modern bir toplum olmak ve bunun önündeki büyük engellerden biri olan suç kavramını yok etmek isteyen hükûmet bilimsel bir deney uygulayarak bu planı inşa eder ve uygular. Bu deneyin ilk kurbanı ise Alex’dir.

Her şey tamamen hükümetin istediği gibi gitmiştir ve Alex’i artık topluma geri kazandırılmış modern bir insan olarak serbest bırakmışlardır. Ardından Alex’in geçmişinde şiddete maruz bıraktığı kişiler bir bir karşısına çıkar. Alex’in dürtüleri engellendiği için zayıf bir konumdadır ve gücü elinde bulunduran kişiler tarafından bu sefer Alex şiddete maruz kalır (Yaşlılar, arkadaşları, yazar).

Burada şiddetin kötülüğünü yaşamış kişiler aslında şiddette ne kadar da yatkın olduklarını görürüz. Bu dürtüler aslında toplumdaki her bireyin bilinçaltında yatmaktadır(Freud’un Bilinçaltı Zihin Teorisi). Şiddetin sebebi ise içsel dürtülerini tetikleyecek bir hareketti.

Clockwork Orange , Alex

Bu olayların ardından içsel dürtülerinin baskılanmasından ötürü buna dayanamayan Alex intihar eder. Hayatta kalmayı başaran Alex’i ise ziyaret eden kişi Alex’in bu duruma düşmesini gerçekleştiren, olayın sorumlusu olan içişleri bakanıdır. Yani hükümet.

Alex’in bu durumunun toplum tarafından tepkiyle karşılanması üzerine hükümet, yeniden işbirliğine yönelir. Alex hükümet lehine davranırsa geri kalan hayatının rahat geçeceğine dair vaatler verilir. Bu olay Alex’in hoşuna gider ve tekrardan zincire bağlanan içsel dürtüleri zincirlerini kırarak Alex’in bilincine kavuşur. Aslında olayın arka planında insanların değil de sistemin toplumu şiddete yönlendirdiğini ve şiddete maruz bıraktığını anlayabiliriz.

Alex’in hapse girmeden önce bir yılana sahip olduğunu görürüz. Hapisten çıktıktan sonra ailesinin yanına geldiğinde ise yılanının nerede olduğunu sorar. Ailesi ise başına talihsiz bir olay geldiğini söyler.

Clockwork Orange , Alex

Yılanın bu filmdeki göstergesi aslında Âdem ile Havva’nın cezalandırılması olayını yansıtmaktadır. Yılanın Âdem ile Havva’yı kandırması hikâyesindeki gibi bu yılan kötülüklerin kaynağı olan şeytandır.

Alex’in suç işlediği zamanlarda yanında olan yılanı, Alex hapisten çıktıktan sonra ailesi yılanın başına talihsiz bir kaza geldiğini söyler. Yani Alex’in tedaviden sonra içsel dürtülerinin başına talihsiz bir kaza gelmesi gibi.

Filmin son sahnesinde ise içişleri bakanının Alex’e her şeyin düzeleceğini ve yanında olacağını söyler ve ona sarılarak kameralar karşısında poz verirler.

Aynı bir yılan gibi Alex’i koluyla sarmalamıştır. Dikkat etmemiz gereken diğer bir nokta ise içişleri bakanının gömleğinin deseninin bir yılanın derisinin deseniyle aynı benzerlikte olmasıdır. Bu olaydan sonra içsel dürtüleri engellenen Alex’in tekrardan bu dürtülerine kavuştuğunu son sahnede bir kadına tecavüz ettiğini hayal ederken görürüz. Stanley Kubrick bize burada aslında şeytanın yani kötülüklerin kaynağının hükümet olduğunu ve bizi yönetenlerin bu olaylara sebebiyet verdiğini anlıyoruz.